Toprağa yalvardım özgürlük için, Ellerim bulutlara değince kıpır kıpır etti içim. Göklere yalvardım su için, İstediğim arzularda boğuldum, niçin?

Nerede olmam gerek dedim kendime. Topraklara sarılsam kuşlar ne der benliğime? Göklerde savrulsam ağaçlar konuşmaz benimle, Sularda boğulsam ne derler halime!

Ilık rüzgar bana hatırlattı, Bütün çizdiğim haritamı uzaklara fırlattı. Ağaçlar zamanla kurur, kuşlar göçer, Dalgalar dinerse elimde ne kaldı? Kendini bilmeyen, samimiyetsiz arzuların peşinde koşan bir delikanlı!

Bu sefer sığındım okyanusa, Burası doğru hissettirmiyordu oysa.

Topraklarda özgürlük, göklerde dinginlik, okyanusta düzen arayan bu sefer de uyumsuz çıkarsa; Bu sefer de koskoca dünyaya sığamazsa? Ya en başından beri yanlış soruyu sormuşsa, yanlış emellerde teselli aramışsa?

Herkes cevabı en başından beri biliyordu. Göklerin huzursuzluğu, okyanusun kaosu hiçbir zaman sorun yaratmıyordu. Başkalarının gözünde yaşanmış bir hayat olmaz olsun diye isyan ediyordu, Bağımlısı olduğu dış seslerin tutsağı olmuştu.

Ne toprak ne kuşlar ne de engin okyanuslardı kabahatli. Kendi uğruna vermezse savaşı, bunun hesabını soracak kişi de kendisi.